21 Aralık 2010 Salı

BORÇLAR HUKUKUNDA SÜRELER

BORÇLAR HUKUKUNDA SÜRELER
Müruru Zaman :
MADDE :60: Zarar ve ziyan yahut manevi zarar namiyle nakdi bir meblağ tediyesine müteallik dava,
mutazarrır olan tarafın zarara ve failine ittılaı tarihinden itibaren bir sene ve her halde zararı müstelzim
fiilin vukuundan itibaren on sene mürurundan sonra istima olunmaz.
        Şu kadar ki zarar ve ziyan davası, ceza kanunları mucibince müddeti daha uzun müruru zamana
tabi cezayı müstelzim bir fiilden neşet etmiş olursa şahsi davaya da o müruru zaman tatbik olunur.
        Eğer haksız bir fiil, mutazarrır olan taraf aleyhinde bir alacak tevlit etmiş olursa, mutazarrır
kendisinin tazminat talebi müruru zaman ile sakıt olsa bile o alacağı vermekten imtina edebilir.
Müruru Zaman :
MADDE :66: Haksız surette mal iktisabından dolayı ikame olunacak dava, mutazarrır olan tarafın
verdiğini istirdada hakkı olduğuna ıttılaı tarihinden itibaren bir sene müruriyle ve her halde bu hakkın
doğduğu tarihten itibaren on senenin müruriyle sakıt olur. Eğer mal iktisabı mutazarrır olan taraf
aleyhinde bir borç teşkilinden ibaret ise, mutazarrırın hakkı müruru zaman ile sakıt olmuş olsa bile,
bu borcu ifa etmez.
 Müddetler:
1 - On senelik müruru zaman :
MADDE :125: Bu kanunda başka suretle hüküm mevcut olmadığı takdirde, her dava on senelik
müruru zamana tabidir.
2 - Beş senelik müruru zaman :
MADDE :126: Aşağıdaki alacak veya davalar hakkında beş senelik müruru zaman cari olur:
        1-Alelümum kiralar ile resülmal faizleri ve muayyen zamanlarda tediyesi meşrut aidat hakkındaki
davalar.
        2-Erzak bedeli ve nafaka ve otel ve lokanta masraflarına müteallik davalar.
        3-(Değişik:29/6/1956-6763/41 md.) Sanatkarların veya esnafın emeklerinin karşılığı,
perakendecilerin sattıkları malların parası, noterlerin mesleki hizmetleri karşılığı, başkalarının maiyetinde
çalışan veya müstahdemi olan kimselerin, hizmetçilerin, yevmiyecilerin ve işçilerin ücretleri hakkındaki
davalar;
         4 - (Ek: 29/6/1956-6763/41md.) Ticari olsun olmasın bir şirket akdine dayanan ve ortaklar
arasında veya şirketle ortaklar arasında açılmış bulunan bütün davalar ile bir şirketin müdürleri,
temsilcileri,murakıplariyle şirket veya ortaklar arasındaki davalar, vekalet akdinden,komüsyon
aktinden,acentalık mukavelesinden, ticari tellallık ücreti davası hariç,tellallık akdinden doğan bütün
davalar, mütaahhidin kasıt veya ağır kusuru ile akdi hiç  veya gereği gibi yerine getirmemiş ve
bilhassa ayıplı malzeme kullanmış veya ayıplı bir iş meydana getirmiş olması sebebiyle açılacak
davalar hariç olmak üzere istisna akdinden doğan bütün davalar.
Müruru zaman :
MADDE :207: Bayi daha uzun müddet için kefalet etmemiş ise, mebii ayıba karşı tekeffülden
mütevellit her türlü dava, mebideki ayıp daha sonra meydana çıksa bile müşteriye teslim vukuundan
itibaren bir sene geçmekle sakıt olur.         Fakat müşterinin, bayi tarafından aleyhine ikame edilen
davaya karşı mebiin tesliminden itibaren bir sene geçmeksizin ihbar ettiği ayıptan dolayı defi hakkı
sene geçmekle sakıt olmayıp devam eder.
         Bayi müşteriyi iğfal etmiş ise bu bir senelik müruru zamandan istifade edemez.
Müruru zaman ve dava hakkının mirasçılara intikali:
MADDE :246: Vahibin, rücu sebebine vakıf olduğu günden itibaren bir sene içinde hibeden rücu
etmeye hakkı vardır.
         Vahip sene geçmeden vefat ederse dava hakkı, mirasçılarına intikal eder ve mirasçılar senenin
hitamına kadar rücu davası ikame edebilirler.
         Mevhubunleh, haksız olarak tasavvur ve tasmim ile vahibi öldürür veya rücu hakkını kullanmaktan
menederse, mirasçılar hibenin feshini dava edebilirler.
Sükut ile tecdit :
MADDE :263: İcar, muayyen bir müddetle akdedilip de bu müddetin hitamında mucirin malümatı
ile ve muhalefeti olmaksızın mecurun kullanılmasına devam olunduğu yahut mukavelede fesih hakkında
gösterilen ihbarı iki taraftan hiç biri yapmadığı takdirde, hilafına mukavele yok ise akit, gayri muayyen
bir müddet için tecdit edilmiş sayılır.
Hak düşürücü süreler :
Gabin:
MADDE :21: Bir akitte ivazlar arasında açık bir nispetsizlik bulunduğu takdirde, eğer mutazarrırın
müzayaka halinde bulunmasından veya hiffetinden yahut tecrübesizliğinden istifade suretiyle vukua
getirilmiş ise, mutazarrır bir sene zarfında akdi feshettiğini beyan ederek verdiği şeyi geri alabilir.
        Bu müddet, akdin inikadından itibaren cereyan eder.
Akde icazet ile rızanın fesadı bertaraf edilmesi :
MADDE :31: Hata veya hile ile haleldar olan yahut ikrah ile yapılan akit ile mülzem olmayan taraf
bu akdi ifa etmemek hakkındaki kararını diğer tarafa beyan yahut verdiği şeyi istirdat etmeksizin bir
seneyi geçirir ise, akde icazet verilmiş nazariyle bakılır. Bu mehil, hata veya hilenin anlaşıldığı veya
korkunun zail olduğu tarihten itibaren cereyan eder.
        Hile ile haleldar olmuş yahut ikrah ile yapılmış olan bir akde icazet, zarar ve ziyan talebinden
feragati istilzam etmez.
Müzayedenin butlanı:
MADDE :226: Kanuna veya ahlaka (adaba) mugayir tertibatla müzayedeye fesat karıştırılmış ise
her alakadar tarafından on gün zarfında itiraz edilebilir. Bu itiraz cebri müzayedelerde icra ve iflas
muamelelerine nezaret eden makamlara ve diğer hallerde mahkemeye arz olunur.
Düzenleyici Süreler :
Bir Mamelekin veya bir işletmenin devralınması:
MADDE :179: (Değişik: 29/6/1956 - 6763/41 md.)
        Bir mameleki veya bir işletmeyi aktif ve pasifleriyle birlikte devralan kimse, bunu alacaklılara
ihbar veya gazetelerde ilan ettiği tarihten itibaren onlara karşı mamelekin veya işletmenin borçlarından
mesul olur; şu kadar ki, iki yıl müddetle evvelki borçlu dahi yenisiyle birlikte müteselsilen mesul kalır;
 bu müddet muaccel borçlar için ihbar veya ilan tarihinden ve daha sonra muaccel olacak borçlar
için de muacceliyet tarihinden itibaren işlemeye başlar.
        Borçların bu suretle naklinin hükümleri, tek bir borcun nakli akdinden doğan hükümlerin aynıdır.
Müstecirin temerrüdü :
MADDE :260: Müstecir icar müddetinin hitamından evvel muacceliyet kesp eden kiraları tediye
etmemiş bulunursa, mucir altı ay veya daha fazla müddetli icarlarda otuz günlük ve daha az müddetli
icarlarda altı günlük bir mehil tayin ederek birikmiş olan kira bu müddet zarfında verilmediği takdirde
mehlin hitamında akdi feshedeceğini müstecire ihtar edebilir.
        Bu mehil, ihtarın müstecire tebliğ edildiği günden itibaren başlar.
        Bu mehlin tenkisine yahut tediyeden teahhür halinde akdin hemen feshedilebileceğine dair
yapılan mukaveleler batıldır.
Feshin ihbarı:
MADDE :262: İcar için ne sarih ne de zımmi bir müddet tayin edilmemiş olursa, gerek müstecir
gerek mucir, ihbar suretiyle akdi feshedebilir.
        Akitte, hilafına bir hüküm tayin edilmemiş ise, iki taraftan her biri aşağıdaki kaideler dairesinde
feshi ihbar edebilir:
        1 - Mefruş olmayan apartmanlar, yazıhane, tezgah, dükkan, mağaza, mahzen, samanlık, ahır,
ve bu gibi mahaller ancak mahalli adetince muayyen en yakın vakit için ve böyle bir adetin fıkdanı
halinde altı aylık bir müddetin hitamı için ve her iki halde üç ay evvel yapılması lazım gelen bir ihbar ile.
        2 - Mefruş apartmanlar yahut müstakil odalar yahut süknaya mahsus mefruşat ancak bir aylık
müddetin hitamı için ve iki hafta evvel yapılması lazım gelen bir ihbar ile.
        3 - Diğer menkul şeyler her istenilen zaman için ve üç gün evvel yapılması lazım gelen bir ihbar ile.
Nasıl dermeyan edileceği:
MADDE :269: Müstecir mecurdan çıkmak yahut mecur dahilinde bulunan şeyleri alıp götürmek
teşebbüsünde bulunduğu takdirde; mucir, hapis hakkına istinaden kiraların teminine muktazi miktarda
eşyayı,Sulh Hakimi marifetiyle hapsedebilir.
        Bu eşya, gizlice yahut cebir ile nakledildikleri surette; götürüldükleri tarihten itibaren on gün
içinde polis kuvveti ile yeniden mecure iade olunabilirler.
İade Zanmanı :
MADDE :312: Geriye verilmesi için, ne bir muayyen vade ne ihbar müddeti ne de istenildiği
zaman muacceliyet kesbedeceği mukavele edilmemiş olan bir borç ilk talepten itibaren altı hafta
içinde geri verilmek lazımdır.
 Nasıl yapılacağı :
MADDE :316: İş sahibi kimselerin veya cemiyetlerinin, işçilerle veya cemiyetleriyle yaptıkları
mukavelede hizmete mütaallik hükümler vazolunabilir.
        Bu umumi mukavele, tahriri olmadıkça muteber değildir.
Feshi İhbar:
MADDE :516: İki tarafın mukavele mucibince verecekleri şeylerin arasında kıymetçe hissolunacak
derecede nisbetsizlik bulunduğu ve fazla alan taraf diğer tarafın kendisine teberruda bulunmak kastı
olduğunu ispat edemediği takdirde, kaydıhayat ile bakma mukavelesini iki taraftan her biri altı ay
evvel haber vermek şartıyle her zaman feshedebilir. Bu hususta muteber bir irat sandığının kabul
ettiği re'sülmal ile irat beynindeki nisbeti nazara almak lazımdır.
        Mukavelenin feshi esnasında evvelce verilmiş olan şeyler istirdat olunur. Şu kadar ki bunların
re'sülmal ve faiz kıymetleri beyninde takas icra olunur.    

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder